18 Şubat 2025 Salı

Kaktüs ve Sukulent Çoğaltma Yöntemi (***Tecrübe Ederek Öğrendiğim Bilgiler)

Merhabalar,

Çok farklı ve çok güzel bir konuyla karşınızdayım.
Kaktüs ve Sukulent!

Ben oldum olası çiçek bakmak büyütmek istemişimdir. Ama çiçeklerle yolum pek iyi gitmedi.
Tomurcuklanıp çiçek açmaları çok hoş ama solup döküldüklerinde benlik olmadıklarını anladım.

Aslında çocukken kaktüsleri hiç sevmezdim. Sonuçta rengarenk çiçek açmıyorlar ve dikenleri var batıp duran bir bitkiydiler.

Üniversiteden sonra iş hayatına girişle birlikte zaten hayata bakış açımda çok değişti. En büyük değişimlerden biri asla yemediğim sebzeleri yememle hatta yedikçe çok beğenmemle başladı. 
Sonra kaktüsler acayip dikkatimi çekmeye başladı. Çok ilginç bir bitki. Ne çok ilgi ne de çok bakım istiyorlar. Sonuçta çölde bile yaşayabilen bir bitki. Ben bu kaktüslere bakarım dedim ve kaktüs dolayısıyla da sukulent tutkum başladı.

İlk başta bir dikenli bir dikensiz aldım. Sonra onları çoğaltmak istedim. Her hafta su verdiğim için neredeyse çürütüyordum bitkilerimi. Sonra internette ki araştırmalarım sayesinde az su ve daha uzun aralıklarla su vermeye başladım.



Çoğaltma yöntemine gelince;

Bence her kaktüs ve sukulentin çoğaltımı, bakımı, güneşe olan konumu bile farklı.
Yukarıda ki resimde 2 farklı sukulent ve 2 farklı kaktüs cinsi var.

Önce kaktüslerden başlarsam en kolayı onlardır diyebilirim. Dikkatli bir şekilde kır ve direk yumuşak toprağa dik. Bu kadar basit ama sakın can suyu verme. Bir hafta sonra az su verebilirsin.

Bu adada resimde gördüğünüz iki çeşit kaktüsten uzun ve sanki dikeni yokmuş gibi olanın adı: Opuntia Microdasys - Dikenli Tavşan Kulağı. Bu kaktüse çok dikkat et. Bu türün dikenleri o kadar ince ve etkili ki sakın çıplak elle yanlışlıkla bile temas etme. Milyon tane dikeni saplanıyor çıkarması da çok zor :) Bu cinsi bir parça dikiyorsunuz. Bahar ayına doğru boğumlar oluşturarak büyüyor. Boğumlarından dikkatli bir şekilde kırarak toprağa dikip çoğaltabilirsiniz. 

Diğer dikenli ve dikenleri bariz görünen onun kadar batırmıyor dikenlerini ama yine de koruyucu eldiven takın derim. Bu cinsin adı: Sulcorebutia Heliosaides. Bu cins geniş bir saksıda top şeklinde büyüyor ve bu topun üzerinde zamanla bu şekilde küçük küçük yavru toplar çıkıyor. Çoğaltacağınız zaman yine bu toplardan dikkatlice koparıp direk toprağa dikebilirsiniz. Toprağınız hafif nemli olsun. Ama can suyu vermeyin. Bir hafta sonra az su vererek sulayın.

Bana sorarsanız kışın kaktüsleri ayda bir, yazın iki haftada bir sulayın.
Unutmayın bu canlılar çöl bitkisi çok su onları öldürebilir.




Geldik sukulent çoğaltmaya.

Aslında aynı mantık bunlar için de geçerli. Boğumdan veya birleşme yerinden dikkatlice kırılır. Kaktüslere göre daha narin bitkilerdir. Çoğunlukla nemli toprağın üzerine gelişi güzel bırakabilirsiniz. Hatta toprak olmasa bile düştüğü yerde bir süre sonra köklenecektir. Toprağın üzerinde olursa köklendikten sonra toprağa tutunmaya ve büyümeye başlıyor.

Dikilmedikleri için bence spreyle su verin. Tabi ki diktikten bir hafta sonra. 
Diktiğim minik top top olanın adı; Sedum Burrito -Maymun Kuyruğu. Bu bitki uzayıp sarkmayı sever haberiniz olsun:)

Diğer ince uzun olanın adı;vLeş Kaktüsü (Stapelia) . Tabi ki ben aldığımda adını bilmiyordum. Bu bitki bir süre sonra bir sürü dal verdi ve bir gün çiçek açtı. O kadar güzeldi ki bayıldım. Her sene açmaya ve çoğalmaya başladı. Geçen sene bir saksıda yaklaşık 10 tane çiçek açtı. Tabi ben bakıp bakıp bayıldığım çiçeğin yanında bir gün kahve içerken kötü bir koku gelmeye başladı. Çiçeklerim balkondadır. Acaba ne kokuyor diye baya bir aradıktan sonra bu bitki olduğunu anladım :) hemen büyük saksıyı anneme postaladım :D kendime de ufak bir parça ayırdım.

***Sukulentler için direk yaz güneşinin karşısına koymamanızı ve aşırı sulamamanızı önerebilirim.
Kaktüsler güneşe daha dayanıklıdır ama yine de dikkat edin :)



Bu arada konuya yılbaşı çiçeğim de dahil oldu. Adı; Yılbaşı Çiçeği - Schlumbergera.
Bir dalı yanlışlıkla kırıldı. Hemen nemli toprağa diktim tabi ki sulamadım. Bir hafta sonra sulanacak.

Benim yetiştirdiklerim arasında ki en çabuk çoğalan ve en bol çiçek açan bu tür oldu.

Aslında çocukluğumda tanıştım kendisiyle...
Yedi veya sekiz yaşlarındayım babaannemde koca bir saksı yıl başı çiçeği var. Ben adından dolayı hep 1 Ocakta çiçek açmasını beklerdim ama ya erken yada bahar da açardı kendileri. Bir gün balkonun altında oyun oynarken yerde bir dal buldum bu çiçekten. Hemen bahçede ki çiçeklerin arasına diktim. Komşumuz dikerken görmüş beni. "bu çiçek tutmaz boşuna dikme "demişti. Ama bu çiçek tuttu ve büyüdü :) Çünkü bu çiçek onların bildiği çiçeklerden değildi...




Sonunda balkona koydum ve artık büyümeleri keyifle takip edebilirim.


Sizde çiçek bakamayan biriyseniz belki de sizin çiçeğiniz kaktüs ve sukulenttir:)

Belki de herkesten farklı bir bakış açınız vardır...

Hoşçakalın.

11 Aralık 2024 Çarşamba

Artan Kumaşlarla Ve Parçalarla Neler Yapıyorum?

Merhabalar,

Yağmurlu bir Aralık ayında tam da işsizlik sürecim devam ederken, çocukların düzeni yeni yeni oturmaya başlamışken bir yandan da her boşlukta aklımda çeşit çeşit projeler dönerken ne  mi yapılır?

Her fırsatı değerlendirmeye çalışıyorum.

Elbette bir gün lazım olur diye dikişlerden kalan parçaları atmıyorum. 
Ve gerçekten de lazım oluyor :)


Bu parçalar sadece bir kısmı.
Ben bunları bu projede değerlendirmek istedim.

Bedeni bana olmayan geniş bir pantolon ve boyu kısa gelen bir elbisenin üst kısmı(Alt kısmını başka bir şeyde kullanmıştım).


Ben bu parçayı bir bluz olarak hayal ettim ve aşağıda ki gibi ayarlayıp diktim.


Sonuç bence çok tatlı oldu :)


Yine bana dar gelen bir gömleği başka projelerden artan parça kumaşlarla değerlendirdim.

Bol ve uzun bir tunik oldu.



Ama Bitmiş halini çekmeyi unutmuşum :)

Neyse  giyer çekerim artık :)

Şimdilik bu kadar.

Görüşmek üzere...




 

12 Eylül 2024 Perşembe

DIY: Elbiseden Bluza Bir Dönüşüm

Merhabalar...

Normalde çok beğenerek aldığım bu elbiseyi boyu kısa olduğu için bir türlü kullanamamıştım.
Dolabımın bir köşesinde bekleyenlere katılmıştı.

Ben diz ve diz altı hizasında ki elbise ve etekleri seviyorum. Bu elbisenin modeline ve desenlerine bayıldığım için boyuna dikkat etmemişim.


Kışlık yünlü bir kumaşı var. Sıcacık tutuyor insanı :)

Bu sefer bu elbiseye bir şans verdim ve önce nasıl boyunu uzatırım diye düşündüm.
Sonra bluz yaparak daha fazla kullanabilirim diye düşündüm.

Hem de kesimi pratik ve dikimi kolay olur dedim.




Sonra bel kısmından yaklaşık bir karış kadar altında kesme karar verdim.
Mezura ile her tarafı eşit olsun diye ölçtüm ve bir sabunla çizerek keseceğim çizgiyi oluşturdum.



Kestim ve ucunu kıvırıp diktim.

Şimdi yepyeni bir bluzum oldu :)

Bu kadar pratik ve kolay bir şekilde kullanmadığım bir eşyamı daha kullanabileceğim bir hale getirdim.
Tabi ki de çok mutluyum:)
Hemen eşime gösteririm böyle şeyler yapınca.
Erkeklerin pek ilgi alanı değildir dikiş, ama çıkan sonuçlara çoğu zaman şaşırır.



Kalan kısmını tabi ki atmadım ve sonrasında belki bir bere yada kızıma minik bir etek yaparım diye parça kumaşlarımın içine sakladım :)

***
İki üniversite bitirdim ve bir çok yerde çalıştım. Şöyle bir bakıyorum da beni en çok mutlu eden şeylerden biri dikiş öğrenip bir şeyler dikmek.

En basiti bir pantolon paçası kısaltmak.

Düşünüyorum da asla ölmeyecek bir meslek ve beni aşırı motive eden bir iş.

Siz siz olun kendinizi mutlu eden bir hobi edinin. Hayat o kadar hızlı ilerliyor ki... Keşke bunu yapabilseydim, aslında ben şunu çok severdim diyerek iç geçirmeye zaman yok . Biliyorum çocuklar , ev işi, iş, sosyal hayat koşuşturmacası, yemek yapma derdi, aile içi koşuşturmacalar, sosyal medya bağımlılığı hatta çevreye uyum derdi... Bitmek bilmeyen düşünce, endişeler ve tabi ki mental yorgunluk.

İnanın bunlar bitmez sadece bizi bitirir. Bitiriyor da...

Size tek önerim kendiniz ve sevdikleriniz için kendinize zaman ayırın:)
Çünkü bence insanın kendini sevip mutlu olması için başardığını görmesi ve göstermesi gerekiyor.


Neyse şimdilik bu kadar kişisel gelişim lafları yeter :)

Başka bir projede görüşmek üzere,

Hoşçakalın...