17 Ocak 2019 Perşembe

Saç Örgüsü Modeli: 5

Merhabalar...

İnstagram' da, youtube' de ve pinterest' te en çok araştırdığım-baktığım şey saç örgüleridir herhalde :)

Arkadaşlarım da sürekli saçımı örer misin deyince yeni yeni modeller uydurmaya başladım :))

Son derece doğaçlama ortaya çıkan bu modeli çok beğendik. Hatta daha sonrasında at kuyruğu tarzında bağladık ve daha hoş bir modele ulaştık. Fakat onun fotoğrafını çekmeyi unutmuşum :)


Sanırım bu modele amazon tarzı örgü diyeceğim. Çok feminen ve asi bir duruşu var.

Yakında işyerimde bir işten çıkarım olacak diye duyumlar alıyoruz.
 Eğer çıkarılırsam belki kuaför olurum. Düğün ve kına saçı yapar paraya para demem :P

Şaka maka önceden işten çıkarılma korkum vardı artık umursamamaya başladım. Hayat şartları deyip deyip geçer oldum. Neden isyan etmiyoruz bilmiyorum. Sanırım vurdun duymaz olmaya başladık. Neyse güzel bir olayla başlayıp olumsuz ülke sorunlarından bahsetmek istemiyorum.

En güzel günler bizim olsun :)

14 Ocak 2019 Pazartesi

Hamileliğe İlk Adımlarım; Korkularım, Sevinçlerim, Tecrübelerim...

Merhabalar,
Artık 2019' a girdik. Bir kez daha zamanın nasıl bu kadar hızlı geçtiğini anlayamadığım bir yılı daha geride bıraktım.

Sanırım bu gün yeni bir başlangıç yapmak için güzel bir gün.

 Uzun zamandır hamilelik, doğum ve bebekli süreçlerde yaşadıklarımı yazmak istiyordum. Çünkü bir bebeğimiz olacağını öğrendiğimde hem çok sevindim hem de çok korktum. İnternette bir dünya blog okudum, sayfa sayfa araştırma yaptım, bir çok kişinin tecrübelerini dinledim. 

Benim yaşadıklarım biraz farklı. 

Belki benim gibi ilk hamileliği olan anneler için güzel bir örnek olur:)


Öncelikle ben ilk çocuğum ve ailem evlendikten 12 sene sonra doğmuşum. Babam ve özellikle annem uzun ve zor tedavi süreçleri geçirmişler. Hal böyle olunca annemin hep korkusu benim de onun gibi hamilelik konusunda zor zamanlardan geçmem olmuştur. Genetik bir sorun olur mu diye hep bir doktora görünmemi istemiştir. İlk önce kendime genel muayene olmak için devlet hastanesinden bir jinekologdan sıra aldım. Tercihim bu tür durumlarda bayan doktordur. Şansıma erkek doktor denk geldi. ***Bu arada devlet hastanesi de olsun özel hastane de olsun kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarından sıra bulmak çok zor özellikle belirteyim. Malum sıra bulunca bayan erkek demedim gittim. Doktora annemin durumunu anlattım sonrasında da anne olmak istediğimi söyledim. Bazen şansım çok iyidir. Doktorum tam istediğim gibi birisi çıktı. Devlet hastaneleri nasıl kalabalıktır, doktorlar başından hastaları hemen savar ve uğraşmaz bilen bilir.

Doktorum benimle çok güzel ilgilendi. Öncelikle ultrasonla muayene etti. Çocuk düşünüp hemen hamile kalamamamın çok normal olduğunu, uzun süre sonra hamile kalamasam bile tedavi süreçlerinin olduğunu, tıbbın çok ilerlediğini anlattı. Sonrasında da bütün endişelerim hakkında açıkla yaparak beni daha doğrusu aklımı rahatlattı. Bu sayede doktor seçiminin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım :)

Sonrasında da soranlara hep doktorun dediklerini anlattım;" filmlerde ki gibi hemen olmuyormuş, kısmet, nasip, bakıcaz, ..."falan filan. Bu arada çevreye de dert anlatmak gerçekten de insanı strese sokan bir durummuş. Gelen soruyor giden soruyor. En çok da annem soruyor :)

Bu arada idrar yolları enfeksiyonu olmuşum. Sanırım bayanların en illet hastalığı budur. Allah kimseye yaşatmasın. Bu hastalıktan kurtulmak için şişe şişe su içtim, maydanoz kaynattım suyunu içtim, soğan kaynattım içtim... En sonunda acıya dayanamayıp acile gittim ve antibiyotik aldım.

***Nasıl oldu bilmem aklıma ilaç alırken hamilelik düşündüğümü doktora söyledim. İyi ki de söylemişim. Ya o an hamileysem ve kullandığım ilaçlar çocuğuma zarar verirse. Bunlar çok önemli noktalar.

Acilde ki doktor ben hamilelik düşünüyorum deyince HCG hormon seviyeme de bakmış. Sonuçlar çıkınca ilaçları yazdı ve en sonunda "tebrik ederim bir kadın doğum uzmanıyla görüşün" dedi. Önce anlamadım "bu adam neyi tebrik ediyor ki" dedim "alt tarafı idrar yolları enfeksiyonu geçiriyorum bunun nesini tebrik ediyor ki" diye düşünürken o kadar ifadesiz kalmışım ki iki kez söyledi. Allah'tan eşim benden önce kavradı ve sevinç tepkileri vermeye başladı. Bu arada doktor "hem hamilelik istiyor hem de hamile olduğunu söylüyorum sevinmiyor ne değişik insan bunlar" diye bir dünya şey düşünmüştür.

O kadar değişik bir an ki şaka gibi. Hamileyim ve algı sorunu yaşıyorum. İstediğimiz bir şey oldu ama sonrasını hiç düşünmemiştim. Evet ilk aşama gerçekleşti peki doğum nasıl olacak? Ben hiç bebek bakmadım ki! Ya sütüm gelmezse? İlk okula başladığında nasıl çocuğu götürüp getiricez? İş yerine rapor mu götürüyorduk? Bebekler ne zaman katı gıdaya geçiyor du? Acaba kız mı erkek mi? gibi milyon tane şey aklımdan geçtikten sonra en sonunda hamile olduğumu kavradım :)

Ertesi gün elimde tahlillerle mesai sonrası Sakarya kadın doğum  hastanesinden Mustafa Güder' adında bir doktordan sıra aldım. Tabi ki çok mutluyuz aptal bir gülümseme var suratımızda. Sıram geldi doktorun odasına girdim. Bir önce ki gün ki tahlilleri gösterdim doktora ve hamileyim dedim. Bundan sonra ne yapmalıyım? Nasıl yapmalıyım? diye sorar sormaz doktorun bana söylediği şey " Nereden bilicez hamile olduğunu? Bazen tahliller yanlış çıkar. Git tekrar tahlil yap gel." oldu. Yüzüme bile bakmadan. Bende psikolojik yıkılmayı tarif bile edemem. Yüzüm nasıl düştüyse doktorun hemşiresi beni teselli ediyor "Belkide hamilesinizdir. Bir tahlil verin gelin bakalım "diye.
Neyse üzüldük tahlil verdik bekledik. Beklerken daha da üzüldük derken hormon testi dünün 2 katı çıktı. Hamileydim. O doktora rağmen!!!  Kendisi devlet hastanesinde ki koltuğunu işgal etmeyi bırakmış ve özel hastanede çalışmaya başlamış Mustafa Güder adlı doktora bir daha asla gitmedim ve gitmem. Gidecek olanlara da bir şey diyemem.

Neyse bu olumsuzluklardan sonra İlk muayeneye gittiğim doktorumdan sıra buldum ve gittim. Tahlillerimi gösterdim. O da tahlil istedi. Yaptırdım. 5 haftalık hamile olduğumu söyledi. Bir sonra ki haftaya sıra verdi. Ultrasondan dinleyelim dedi.

1 hafta sonra doktoruma gittim. Ultrason cihazını açtı. Ben herşey yolunda falan diyecek diye beklerken birden küt küt küt diye çok hızlı aralıklarla bir ses duydum. Hayatımda duyduğum en güzel ses:) Bebeğimin kalp atışları... Ben çok soğukkanlı ve biraz duygusuz, aslında daha çok duygularını belli etmeyen insanlardanım. Ama bu ses inanılmazdı. Sevinç, şok, karmaşa, korku,... bütün duygularım bir birine karıştı. Tek düşündüğüm "benim bebeğim" oldu. Başladım ağlamaya :)
Her ne kadar anlayamasak da bebeğimizin ilk fotoğrafı ve suratımızda aptal bir gülümseme ile doktorumuzun yanından ayrıldık:)


Bu yazının sonuçlarına gelirsek size vereceğim tavsiyeler;

1- Hamilelik düşünüyorsanız öncelikle kafanıza yatan bir kadın doğum uzmanı bulun (doktor çok ama çok önemli)

2- Genel muayyenizi olun.

3- Kafanızı rahatlatın ve her türlü kötü düşünceyi umursamayın, Saçma sapan tavsiye veren ve kötü, moral bozucu hikaye anlatanları kesinlikle dinlemeyin. 

4- Eğer çalışıyorsanız doktorunuzdan hamile olduğunuzla ilgili belge alın ve iş yerine verin. Hamile bayanların çalışma süreleri ve şartları ile ilgili çok ciddi iyileşmeler var.

5- Hep olumlu olun ve hep gülümseyin. Ağlanacak halinize bile kahkaha atın :)

6- Sakın hareketsiz kalmayın. Orta tempoda yarım saat yürümek bile çok önemli (bunun sonuçlarını diğer yazımda anlatacağım.)



2 Kasım 2018 Cuma

Annemin kumaşları



Merhabalar...

Uzun ama çok uzun bir aradan sonra ancak fırsat ve ilham bularak yazmaya başlıyorum.
En son ki yazımdan bu yana; oğlumun uyku düzeni çok iyi bir seviyeye geldi(deneyimlerimi uzun bir yazıda anlatacağım.), bir sürü dikiş diktim, bilgisayara attığım resimler bilgisayarın bozulması il birlikte kayboldu(hard diskte olmasına rağmen), işe başladım, iş yerimde büyük değişikliğe gidileceği bilgisini aldım. Yani yakında işsiz kalabilirim. Falan filan... 

Yani yeni yazı yazamama mazeretim çok :)


Uzun süre market alışverişlerimizi hep eşim yaptı. Pazara çarşıya çıkmayınca her şey aynı zannediyor insan. İşe başlayınca anladım ki ülke iyice ekonomik krize girmiş. 
Her şey ama her şey özellikle gıda acayip zamlanmış. 
Tek maaşla mümkün değil mecburen çocuğu bırakıp çalışmak zorundaymışım bunu anladım. 
Ama hala çarşamba pazarına gidip hiç bir şey almadan geri dönüyorum. Orada bile fiyatlar 3 katına çıkmış düşünün artık!

Neyse ki ülkecek ağlanacak halimize gülmeye alışık olduğumuz için anında adapte olduk. 


Bende annemin kumaşlarına bakıp bakıp şimdi bunlar ne para olmuştur diyorum :)
Ama asıl aklımdan geçenler vay be kadın ne kaliteli kumaşlar almış oluyor. Ben parça ve ucuz kumaşlarla mutlu oluyorum ya anneminkiler de de gözüm kalıyor napıyım :)


Nasıl olsa bunları kesip dikmez elinde sonunda bana verir :D


O değilde hatun hepsini metre işi kestirmiş bir tane parça kumaş yok!!!


Özellikle şu sol alt köşedeki çita benekli kumaşa bayılıyorum.

Ekonomik krizle başlayıp kumaş aşkıyla yazıyı sonlandırmış bulunuyorum. Biraz kafa dağıtmak en iyisi. Ne kadar söylenirsek söylenelim düzeni değiştirmeye ne gücümüz ne de azmimiz yeter. O yüzden sinir hastası olup bu seferde sağlık giderleri ile kendimize kazık atmaya gerek yok diyor ve hoşçakalın diyorum. 

Bazen mutlu olmak için olumlu olmak lazım. 

:)