15 Haziran 2020 Pazartesi

Kozmetik: GRATİS Bee Beauty ve Benri Ürünlerini Denedim

Merhabalar,
Artık havalar ısındı. Ama öyle bir ısındı ki 2 gün önce yorganla yatarken şimdi üstümüze çarşaf bile örtemiyoruz. Bu dönemde evden çalışmaya devam ediyorum. Uzun zamandır alışverişten de uzak kaldım. Aslında ben indirimde iyi alışveriş yaparım. Öyle ki bu 3 ay boyunca mutfak ve banyo kısmında aynı şeyi yaptığım için stoklarım sayesin de hiç sorun yaşamadık. Sadece sebze meyve aldık  Bir arkadaşım bu stoklama konusunda hep bana kızar(boşuna yer kapladığını söyler) ama şimdilerde bana hak verdiğini biliyorum :)

 Sadece sebze meyve aldık :) Kozmetik ve bakım ile alakalı da hiç bir şeye ihtiyacım olmadı. Bu gün eski alışverişlerimden birini paylaşıyorum.

Aslında bu Gratis alışverişimi kasım ayında yaptım. 

Ama ürünleri kullandıktan sonra yorum yapmaya karar verdim.


Nemlendiricili sıvı saç spreyi;

Bu mavi suyu çoook sevdim. Saçlarımı yıkayıp kurutmadan hemen önce sıkıp öyle kurutuyorum. Hoş bir kokusu var. Saçımı daha yumuşak yaptığını söyleyebilirim. Severek kullanıyorum daha önceleri Gliss markasının ürünlerini de kullanmıştım. Bu ürünü daha başarılı diyebilirim.


Organik makyaj temizleme jeli;

Daha önce Garnier'ın 3'ü bir arada yüz temizleme ürününü kullanmıştım. Onunla kıyasladığımda şeffaf bir yapısı var ve pütürlü parçacıkları yok. Organik yazınca üretici firmasını internetten araştırdım. Daha önce duyduğum bir firma değil ama organik kozmetik konusunda birden fazla firmayla çalışıyorlar. Gün sonunda makyajımı bu üründen 2 fış alış yüzümde köpürterek çıkarttım. %90 çıkardı diyebilirim. Suya dayanıklı göz makyajımın az bir kısmı kalmıştı ki yine de çok iyi bir performansı olduğunu düşünüyorum. Ben bu ürünü yüz temizleme süngeri ile çok daha başarılı buldum ve öyle kullanmanızı da tavsiye ederim :)


İncir ve zeytinyağlı saç maskesi;

Daha önce hiç saç maskesi kullanmamıştım. İndirimi ile beni cezbeden bir ürün de bu oldu. Aslında indirim demeleri yeterli :P
Bu ürün süper desem abartmış olmam. haftada 1 kez uyguluyorum. Önce saçlarım kuruyken sürüp bi 10 dk bekletip yıkıyorum. Saçlarım yumuş yumuş oluyor. Saçlarımı genelde evde topuz yaparım akşama kadar sabit kalır o kadar yumuş yumuş oluyor ki saçlarım topuz olarak kalamıyor serbest kalmak istiyor :)


Daha önce de sık sık indirimde aldığım çok hoş kokuları olan duş jelleri.
Bir alışverişim de duş jeli almadan mağazadan çıktığım olacak mı acaba???
Sanırım asla olmayacak :)

Kahveliyi beğenmedim ama makaronlu olan mor şişeyi her alışverişimde alabilirim :)


Çift etkili göz ve dudak makyajı temizleme suyu;

Ben hangi marka olursa olsun suya dayanıklı makyajı çıkarmak için bu tür çift etkili ürünleri seçiyorum.diğerleri mutlaka kalıntı bırakıyor ama bu tür ürünler ufacık bir ürünle bire ne var ne yok temizliyor. Bence fiyatına göre süper başarılı bir ürün.



Duş jeli;

Zeytinyağlı ürünlerin kokusuna bayılıyorum. Bu ürün de çok güzel ama en güzel yanını sorarsanız pompalı başlığının olması. Hem kolay kullanımlı hem de çok ekonomik bayılıyorum böyle kullanışlı ürünlere. Üstelik indirimde 1000 ml 300 ml fiyatına satılıyor o derece :)


Micellar makyaj temizleme mendili;

Çok kullanışlı bir ürün daha. Bu makyaj temizleme mendillerini daha önce hiç kullanmamıştım. Yüz makyajı fazla yapmam. Göz ve dudak benim için yeterli ama nedense bu aralar yüz makyajına baya merak sardım. Haliyle sonrasında yüzü temizlemek baya bir iş oluyor. Bunlar çok pratikmiş. Ama şunu söylemeliyim suya dayanıklı makyajı güzel temizlesin isterseniz bir iki damla çift etkili makyaj temizleme suyu mutlaka damlatın ben öyle kullanıyorum ve çok beğeniyorum.


Geldik kasaya :)

Bütün ürünleri %50 indirimli aldım. Bu benim Gratis' ten yaptığım en büyük ilk alışverişimdi. Bir süre mağazayı takip edince ayda 1 neredeyse her markasında %50 indirim yaptığını fark ettim. Özellikle Gratisin kendi markaları çok ilgimi çekti. Bir sonraki indirimde de Beaulis markasından bir dünya şey aldım. Hepsine bayıldım! Bunu başka bir yazımda paylaşacağım :)

Şimdilik hoşçakalın...

27 Mayıs 2020 Çarşamba

Oğlumuzun Odasını Yapıyoruz; Montessori Yatak ve Duvar Rengi

Herkese merhabalar...

Oğlumuzun büyümesiyle birlikte kendine ait bir yer ihtiyacı da ortaya çıktı.
Aslında 3 aylıkken odamızı ayırdık oğlumla . Tabi ki en yakın odaya koydum kendisini ve kapılarımız hep açıktı. Buna rağmen saat başı kontrol etmişliğim. Kendisinin zırt pırt ağlamışlığı ve neden aralıksız uyudu diye bol bol gidip nefesini dinlemişliğim var :)

Yinede oğlumuz hızla büyüdü ve büyüdükçe daha düzenli uykuya geçti. Bu oda zaten ona ait bari geçici beşiklerden kurtulalım diye tam anlamıyla bir oda yapmaya karar verdik.


Eşimin amcası boyacı.
 Aslında gri renk düşünmüştük ama boyaları karıştırıp böyle bir renk elde etti. Bize de çok hoş görününce bu rengi boyamaya karar verdik. Numarası yada adı yok yani :)


Montessori Yatak konusuna gelirsek. Uzun uzun düşünüp araştırdıktan sonra bizim ve oğlumuz için en ideal yatağın bu olacağına kar verdik.


Neden derseniz kenarları korumalı :) ve bir oyuncak evi andırıyor. Odasını bu şekilde daha çok seveceğini düşündük ve gerçekten de sevdi :)


Yukarıda ki dağınıklılığın sebebi internetten demonte şeklinde alıp kendimiz kurduğumuz için.
 Normalde 2000tl ve üzeri satılan bu yatağı (bu iskelet hali) N11'den 600 tl  civarında aldık.



Eşim bu konularda çok başarılı. 
Kolay göründüğüne bakmayın yaklaşık 2 gün sürdü kurulumu. Eşim ayrıca titiz olduğundan bütün parçaları özel bir yapıştırıcı ile de yapıştırdı.


Oğlumda babaya çekmiş neredeyse kurulumun her anında müdahale etti.

Aslına bakarsanız 2 günde kurulmasının sebebi bu da olabilir :)



Son aşama olarak yatağı yerleştirdik.


Oda için pintreste çok güzel fikirler buldum.

Veeee tam bir çocuk odası yaptım. bir sonraki yazıda görüşmek üzere ...

:)

5 Mayıs 2020 Salı

Balkonumda Ki Minik Bahçem; Kaktüs (Dikenli), Succulent (Dikensiz), Kalanchoe

Merhabalar....

En büyük zevkim sabah yada akşam mutfağımın camından baktığımda güzel şeyler görmek. Bir şehirdeyseniz ve apartmanda oturuyorsanız görebileceğiniz tek şey beton maalesef.

Balkonumu cam ile kapatmadan önce de hep bir çiçeğim olmuştur. Yıllar geçtikçe yaprak ve çiçek dökmeyen türleri daha çok sevdiğimi fark ettim:)

Aslında kaktüsleri hiç sevmezdim nasıl oldu da aşık oldum anlamadım. Bir tane ile başlayıp evi kaktüs ve succulent yetiştirip bakma alanına çevirdim. Artık kap bulamayıp bardak ve tabaklara dikmeye kadar geldi iş :)

İlk succullentim maalesef öldü.

Sonra bu fotoğrafta  sol altta ki türü aldım. 


Baya bir araştırma yaptıktan sonra yabancı bir sitede şöyle bir tarif buldum;

 Succulentinizin en yaşlı yani altta ki yaprakları dikkatlice koparılır. Kökler bala batırılır (bal çürümesini önlüyormuş), Topraklı bir kabın üzerine bırakılır. Haftada 2 kere su ile nemlendirilir(fıs fıs yapan bir alet kullanılabilir). 1 Ay içinde köklenmeye ve yavru vermeye başlayacaktır.. Öyle de bırakılabilir veya toprağa hafifçe bastırılarak yavru kısmına gelmeyecek şekilde dikilebilir.

Tabi ki bu yöntemi kullandım ve 3 tane yavru succulentim oldu.



Sonra internette başka bir fikir buldum;
Koparılan dallar üstte ki şekilde bir kozalağa yerleştiriliyor be bırakılıyor. O kadar!
Yani nemlendirmek felan hiç bir ilgi istemiyor.

Tam benlik yani; az efor çok iş :)


Bu yöntem diğerinden daha kolay ve çok daha verimli olunca hep bunu kullanmaya başladım. 
Tabi ki kışın daha az yazın daha çok yavru çıkıyor bunu belirteyim.
Yani kışın 1-2 ayda yavru veriyorsa yazın 15 gün-1 ay içinde veriyor.


***Succulentte kaktüs de çok suyu sevmiyor.
Ama iş güneşe gelince kaktüs çok seviyor succulent(dikensiz olanlar) direk güneş ışığı istemiyor.
*** Bu çok önemli.


Bu üstte ki tür inanılmaz verimli. 
Bence sukulent ayırma yapacaksanız ilk bu tür ile başlayın. Kesinlikle başarılı bir sonuç elde edersiniz ve moraliniz bozulmaz :)


Kuruyan gülümün çevresine de çeşit çeşit güzellikler diktim.
En çok şu sağda ki dikenli uzun olanı merak ediyorum. Bol bol verse de çoğaltsam :)


Bu Kalanchoe' yi kardeşim doğum günümde aldı (Ekim ayında). Kışın çok sağlıklıydı ama bu günlerde bişeyler olmaya başladı sanırım güneşi hiç sevmiyor. Şimdilik balkonumun güneş görmeyen bir kısmına aldım. Bu çiçek de haftada 1 sulanabilir. Bazen 2 hafta da bir de sulanabilir.
Tamamen hava durumuna bağlı.


Bu iki güzellik de yine kardeşimin doğum günü hediyesi.


Bu üst ve altta ki tür de yine ilk aldıklarımdan. 

Bunu çoğaltmak için kırıp toprağa saplıyorum o kadar.

Bu dikenli türler ayda 1 sulanabilir çok su sevmiyorlar. Diker dikmez de sakın can suyu vermeyin hiç sevmiyorlar maalesef :)



Bu türün de adını bilmiyorum maalesef. Bilen yazarsa çok sevinirim :)
Henüz nasıl çoğaltılır hiç bilmiyorum. Kış dönemi boyunca hiç sıkıntı yaşamadık 
Hatta bir çiçeği solmadan bir diğeri açıyordu. Ama havalar ısınıp güneş kendini belli edince çiçek vermemeye başladı :(





Bunlar da yine kopar toprağa dik şeklinde dikildi.
Çok dikenli olduğu için sonrasında çok acı çektim diyebilirim.

Bunların anasını çekmemişim ama altta ki gibi yavru verdiğini söyleyebilirim.


Beni her baktığımda gülümseten bahçemi size tanıttım.

Belki benim gibi sizde bu yazımda aradığınız bir şey bulursunuz...

Hoşçakalın :)